İLETİŞİM
EKOFİN SOĞUTMA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
İzmir Pancar Organize Sanayi Bölgesi 14. Cd. No:9 Pancar - Torbalı / İZMİR / TÜRKİYE
Tel: +90(232)265 22 84 +90(232)265 22 85 | Faks: +90(232) 265 22 86
Evaporatör, soğutma sisteminde ortamdan ısıyı alan temel ısı eşanjörüdür. Soğutucu akışkan evaporatör boruları içerisinde dolaşırken çevresindeki havadan ısı çeker. Fanlar, oda havasını batarya üzerinden geçirerek soğutulan havanın tekrar ortama dağıtılmasını sağlar.
Evaporatörün performansı yalnızca kapasite değeriyle değerlendirilmemelidir. Batarya yüzeyi, boru devrelemesi, lamel geometrisi ve aralığı, hava debisi, fan seçimi, evaporasyon sıcaklığı ve ΔT değeri birlikte ele alınmalıdır. Doğru tasarım, istenilen oda sıcaklığının daha dengeli korunmasına ve sistemin kararlı çalışmasına katkı sağlar.
Soğuk odalar, market uygulamaları, gıda depoları, üretim tesisleri ve endüstriyel soğutma sistemleri farklı çalışma koşullarına sahiptir. Bu nedenle her uygulama için aynı evaporatörün kullanılması doğru değildir. Ekipmanın kapasitesi kadar hava dağılımı, defrost ihtiyacı ve çalışma ortamı da seçim sırasında dikkate alınmalıdır.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Kondenser, soğutma çevriminde soğutucu akışkanın taşıdığı ısının dış ortama atılmasını sağlayan ısı eşanjörüdür. Kompresörden yüksek basınç ve sıcaklıkta çıkan soğutucu akışkan kondenserden geçerken ısısını çevre havasına aktarır ve yoğuşur.
Hava soğutmalı kondenserlerde fanlar, dış ortam havasını batarya üzerinden geçirerek ısı transferini destekler. Kondenser kapasitesinin doğru belirlenmesi, kompresörün uygun çalışma basınçlarında çalışabilmesi açısından önemlidir.
Batarya yüzeyi, hava debisi, fan performansı, dış ortam sıcaklığı, kondenser sıcaklığı, soğutucu akışkan ve devreleme yapısı kondenser performansını doğrudan etkiler. Özellikle yüksek dış ortam sıcaklıklarının görüldüğü bölgelerde kondenser seçiminin gerçek çalışma şartlarına göre yapılması gerekir.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Evaporatör seçiminde ilk adım, uygulamanın ihtiyaç duyduğu gerçek soğutma kapasitesinin belirlenmesidir. Ancak doğru seçim yalnızca kW değerine bakılarak yapılamaz.
Oda sıcaklığı, evaporasyon sıcaklığı, ΔT, soğutucu akışkan, ürün tipi, nem ihtiyacı, lamel aralığı, defrost yöntemi, hava debisi ve hava atış mesafesi değerlendirilmelidir. Odanın geometrisi ve ürünlerin yerleşimi de hava sirkülasyonunu etkiler.
Özellikle gıda muhafazasında gereğinden yüksek ΔT ürünlerde nem kaybını artırabilir. Düşük sıcaklık uygulamalarında ise buzlanma ve defrost ihtiyacı daha kritik hale gelir. Bu nedenle evaporatör, katalog kapasitesinden ziyade gerçek çalışma noktasındaki performansına göre seçilmelidir.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Kondenser seçimi yapılırken sistemin yalnızca evaporatör kapasitesine bakmak yeterli değildir. Kondenserin atması gereken toplam ısı, evaporatörde alınan ısıya ek olarak kompresörün sisteme verdiği enerjiyi de içerir.
Dış ortam sıcaklığı, yoğuşma sıcaklığı, kullanılan soğutucu akışkan, kompresör çalışma koşulları, fanların hava debisi ve kondenserin kurulacağı alan seçim üzerinde etkilidir.
Yetersiz kondenser yüzeyi yüksek yoğuşma basıncına, daha fazla kompresör yüküne ve sistem performansının düşmesine neden olabilir. Gereğinden büyük seçim ise yatırım maliyetini artırabilir. Amaç, tasarım koşullarında güvenilir ve dengeli çalışan doğru kapasitedeki kondenseri belirlemektir.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Ticari evaporatörler genellikle küçük ve orta ölçekli soğuk odalar, marketler, restoranlar ve benzeri uygulamalar için kompakt çözümler sunar. Montaj kolaylığı, düşük hacim ve uygun hava dağılımı bu grupta önemlidir.
Endüstriyel evaporatörler ise büyük depolar, lojistik merkezleri, üretim tesisleri ve yüksek soğutma yüklerinin bulunduğu alanlarda kullanılır. Daha büyük batarya yüzeyi, yüksek hava debisi, uzun hava atışı ve güçlü konstrüksiyon bu ürünlerde ön plana çıkar.
Endüstriyel uygulamalarda servis erişimi, defrost performansı ve uzun süreli ağır çalışma koşullarına dayanıklılık da tasarımın önemli parçalarıdır.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Soğuk oda evaporatörü, kapalı bir hacmin belirlenen sıcaklıkta tutulması amacıyla tasarlanan fanlı ısı eşanjörüdür. Soğutucu akışkan batarya içerisinde dolaşırken oda havasından ısı alınır ve fanlar soğutulan havayı oda içerisinde dağıtır.
Ürünün doğru konumlandırılması, yalnızca kapasite kadar önemlidir. Hava çıkışının ürünler, raflar veya duvarlar tarafından engellenmesi odada sıcaklık farklılıklarına neden olabilir.
Soğuk odanın sıcaklığı, depolanan ürün, kapı açılma sıklığı, nem koşulları ve buzlanma riski dikkate alınarak uygun lamel aralığı ve defrost sistemi seçilmelidir.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Çift üflemeli evaporatörler havayı iki farklı yöne dağıtacak şekilde tasarlanan düşük profilli soğutuculardır. Özellikle hava hızının doğrudan ürün veya insanların üzerine yoğun şekilde gelmesinin istenmediği uygulamalarda avantaj sağlar.
Marketler, işleme alanları, hazırlık odaları ve belirli gıda uygulamalarında homojen ve daha yumuşak hava dağılımı için tercih edilebilir.
Başarılı bir çift üflemeli tasarımda batarya ile birlikte fan yerleşimi ve hava çıkış geometrisi büyük önem taşır. Amaç yalnızca yüksek hava debisi üretmek değil, soğutulan havayı hacim içerisinde dengeli şekilde dağıtmaktır.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Şok dondurma uygulamalarında ürün sıcaklığının kısa sürede çok düşük seviyelere indirilmesi hedeflenir. Bu nedenle kullanılan evaporatörlerin yüksek soğutma kapasitesi ve güçlü hava sirkülasyonu sağlayabilmesi gerekir.
Düşük evaporasyon sıcaklıkları nedeniyle batarya üzerinde yoğun buzlanma oluşabilir. Bu sebeple lamel aralığı, defrost sistemi, drenaj tasarımı ve fan performansı kritik öneme sahiptir.
Hava akışının ürünlerin çevresinden etkin biçimde geçmesi dondurma süresini doğrudan etkiler. Evaporatörün yanı sıra oda geometrisi, ürün dizilimi ve hava dönüş yolları da sistem tasarımının parçası olarak değerlendirilmelidir.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Lamel aralığı, evaporatör bataryasındaki alüminyum kanatlar arasındaki mesafedir ve hava geçişi ile buzlanma davranışını doğrudan etkiler.
Pozitif sıcaklık uygulamalarında daha sık lamel yapıları kullanılabilirken, düşük sıcaklık ve yoğun nem bulunan uygulamalarda buzlanma nedeniyle daha geniş lamel aralıkları gerekebilir.
Lamel aralığı gereğinden dar seçildiğinde buz oluşumu hava geçişini hızlı şekilde azaltabilir. Gereğinden geniş seçim ise aynı dış ölçüler içerisinde ısı transfer yüzeyini azaltabilir. Bu nedenle lamel aralığı uygulama sıcaklığına ve nem koşullarına uygun belirlenmelidir.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Hava debisi, evaporatörün belirli sürede hareket ettirdiği hava miktarını; hava atış mesafesi ise çıkış havasının etkili biçimde ulaşabildiği mesafeyi ifade eder.
Yeterli kapasiteye sahip bir evaporatör yanlış hava dağılımı nedeniyle odanın tamamını homojen biçimde soğutamayabilir. Büyük depolarda özellikle uzun hava atışı ve doğru cihaz yerleşimi önem kazanır.
Amaç en yüksek fan devrini kullanmak değil, uygulamanın ihtiyacına uygun hava hareketini oluşturmaktır. Aşırı hava hızı bazı ürünlerde kuruma ve ağırlık kaybını artırabileceği için ürün özellikleri de dikkate alınmalıdır.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Soğutma uygulamalarında ΔT, çoğunlukla oda havası sıcaklığı ile evaporasyon sıcaklığı arasındaki farkı ifade eder. Örneğin oda sıcaklığı 0°C ve evaporasyon sıcaklığı -6°C ise ΔT yaklaşık 6 K'dir.
ΔT arttıkça evaporatörün kapasitesi genellikle yükselir; ancak batarya yüzey sıcaklığının düşmesi havadan daha fazla nem çekilmesine yol açabilir. Bu durum özellikle taze gıda, et, sebze ve meyve muhafazasında ürün nem kaybını etkileyebilir.
Bu nedenle ΔT yalnızca kapasiteyi yükseltmek için seçilecek bir değer değildir. Ürün tipi, hedef bağıl nem ve sistem çalışma koşullarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Evaporatör yüzey sıcaklığı havanın çiğ noktası ve donma sıcaklığının altına indiğinde batarya üzerinde buz oluşabilir. Biriken buz, lameller arasındaki hava geçişini azaltarak kapasitenin ve hava debisinin düşmesine neden olur. Bu buzun kontrollü şekilde eritilmesine defrost denir.
Elektrikli defrostta batarya ve gerektiğinde drenaj bölgesine yerleştirilen rezistanslar kullanılır. Sistem basit ve yaygın bir çözümdür ancak elektrik enerjisi tüketir.
Sıcak gaz defrostta kompresörden gelen sıcak soğutucu akışkanın enerjisinden yararlanılır. Büyük sistemlerde etkili olabilir ancak borulama, kontrol ve sistem tasarımının doğru yapılması gerekir. Hangi yöntemin uygun olduğu tesisin kapasitesine ve çalışma koşullarına bağlıdır.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Hava soğutmalı kondenser performansı dış ortam sıcaklığıyla doğrudan ilişkilidir. Dış hava sıcaklığı yükseldikçe kondenserin ısıyı çevreye aktarabilmesi için gerekli sıcaklık farkı azalır ve sistemin yoğuşma sıcaklığı yükselme eğilimi gösterir.
Bu nedenle bir kondenserin yalnızca nominal kapasitesine bakmak yanıltıcı olabilir. Ürünün kullanılacağı bölgedeki tasarım dış ortam sıcaklığı dikkate alınmalıdır.
Özellikle yaz aylarında yüksek sıcaklıkların görüldüğü bölgelerde yeterli ısı transfer yüzeyi ve hava debisi, kompresörün daha sağlıklı çalışma şartlarında kalmasına yardımcı olur.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Kondenser bataryasının sahip olduğu ısı transfer yüzeyi ancak yeterli hava akışı sağlandığında etkin biçimde kullanılabilir. Fanlar, havayı batarya üzerinden geçirerek soğutucu akışkandaki ısının çevreye atılmasını sağlar.
Fan çapı, devir sayısı, hava debisi, basınç karakteristiği, ses seviyesi ve motor teknolojisi sistem performansını etkiler. Fan yerleşimi de bataryanın tamamında mümkün olduğunca dengeli hava dağılımı sağlamalıdır.
Doğru fan seçimi kapasite, ses seviyesi ve elektrik tüketimi arasında dengeli bir çözüm oluşturmayı amaçlar.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Fanlı evaporatör ve kondenserlerde soğutucu akışkan çoğunlukla bakır borular içerisinde dolaşır. Borulara mekanik olarak temas eden alüminyum lameller ise hava tarafındaki ısı transfer yüzeyini önemli ölçüde büyütür.
Isı önce hava ile lameller arasında, ardından lamellerden borulara ve boru içerisindeki soğutucu akışkana aktarılır; kondenserde süreç ters yönde gerçekleşir.
Boru çapı, et kalınlığı, lamel geometrisi, lamel aralığı, boru-lamel teması ve devreleme tasarımı bataryanın performansını etkileyen temel mühendislik parametreleridir.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Farklı soğutucu akışkanların çalışma basınçları, termodinamik özellikleri ve güvenlik sınıfları birbirinden farklıdır. Bu nedenle bir ısı eşanjörünün yalnızca kapasitesi değil, kullanılacağı akışkana uygun mekanik ve termal tasarımı da önemlidir.
R290 gibi yanıcı akışkanlarda sistemdeki akışkan miktarı, komponent uygunluğu ve ilgili güvenlik standartları dikkate alınmalıdır. CO₂ sistemlerinde ise çok daha yüksek çalışma basınçları söz konusu olabilir.
R32, R404A ve diğer akışkanlarda da devreleme, boru boyutları ve çalışma koşulları değişebilir. Ekipman seçimi her zaman sistem tasarımı ve yürürlükteki standartlarla birlikte değerlendirilmelidir.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Enerji verimliliği yalnızca düşük elektrik tüketen fan kullanmak anlamına gelmez. Evaporatörün batarya yüzeyi, devrelemesi, hava tarafı basınç kaybı, fan seçimi ve çalışma sıcaklıkları sistemin toplam enerji tüketimini etkiler.
Doğru boyutlandırılmış bir evaporatör, kompresörün gereksiz derecede düşük evaporasyon sıcaklığında çalışmasını önlemeye yardımcı olabilir. Fanların ihtiyaca uygun seçilmesi de elektrik tüketimini azaltabilir.
Verimli bir sistem tasarımında ilk yatırım maliyeti kadar yıllık çalışma süresi ve toplam enerji tüketimi de değerlendirilmelidir.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Endüstriyel soğutma tesisleri uzun çalışma süreleri ve yüksek kapasite ihtiyaçları nedeniyle ekipman seçimindeki hatalara karşı daha hassastır. Küçük bir tasarım farkı dahi yıllık enerji tüketimi ve işletme performansında önemli sonuçlar oluşturabilir.
Evaporatör, kondenser, kompresör, fanlar, kontrol sistemi ve borulama birbirinden bağımsız düşünülmemelidir. Sistemin tüm bileşenleri aynı tasarım şartlarına göre uyumlu şekilde seçilmelidir.
Doğru ekipman seçimi güvenilir çalışma, servis kolaylığı, uygun enerji tüketimi ve proses sıcaklığının kararlı tutulması açısından temel öneme sahiptir.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Evaporatör yüzey sıcaklığı 0°C'nin altına düştüğünde havadaki nem batarya üzerinde donarak buz oluşturabilir. Kapıların sık açılması, yüksek nemli ürün girişi ve dışarıdan hava sızıntısı buzlanmayı artırabilir.
Belirli miktarda buzlanma düşük sıcaklık uygulamalarında normaldir. Sorun, buzun defrost periyotları arasında hava geçişini ciddi biçimde engelleyecek seviyeye ulaşmasıdır.
Aşırı buzlanma görüldüğünde yalnızca defrost süresini artırmak yerine kapı kullanımı, drenaj, defrost kontrolü, sensör konumu, fan çalışma düzeni ve lamel aralığı birlikte kontrol edilmelidir.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Soğutma sisteminde yüksek yoğuşma basıncının birçok nedeni olabilir. Kondenser yüzeyinin kirlenmesi, hava giriş veya çıkışının engellenmesi, fan arızası, yüksek dış ortam sıcaklığı ve kondenser kapasitesinin yetersiz olması sık karşılaşılan nedenler arasındadır.
Soğutucu akışkan şarjı, sistemde yoğuşmayan gazların bulunması ve servis kaynaklı sorunlar da yüksek basınca yol açabilir.
Yüksek basınç yalnızca performansı düşürmekle kalmaz, kompresörün elektrik tüketimini ve termal yükünü artırabilir. Bu nedenle sorun sistematik biçimde teşhis edilmelidir.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Düzenli bakım, soğutma sisteminin tasarlandığı performansa yakın çalışmasını ve olası arızaların erken fark edilmesini sağlar. Kirli kondenserler, tıkanmış hava yolları veya arızalı fanlar enerji tüketimini ve çalışma basınçlarını olumsuz etkileyebilir.
Evaporatörlerde batarya temizliği, drenaj kontrolü, defrost sistemi, fanlar ve elektrik bağlantıları; kondenserlerde ise batarya yüzeyi, fanlar, titreşim ve hava geçiş alanları düzenli olarak kontrol edilmelidir.
Bakım aralıkları tesisin çalışma ortamına göre belirlenmelidir. Tozlu, yağlı veya korozif ortamlarda daha sık kontrol gerekebilir.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Standart evaporatör malzemeleri her çalışma ortamında aynı dayanımı göstermez. Tuz, asit, kimyasal buhar, yüksek nem ve bazı gıda prosesleri metal yüzeylerde korozyonu hızlandırabilir.
Bu tür uygulamalarda gövde malzemesi, kaplama sistemi, lamel ve boru koruması, bağlantı elemanları ve drenaj tasarımı ortam koşullarına göre seçilmelidir.
Doğru çözüm için yalnızca 'paslanmaz' veya 'kaplamalı' ifadesi yeterli değildir. Ortamda bulunan kimyasalların türü, konsantrasyonu, sıcaklığı ve temizlik prosedürleri üreticiyle paylaşılmalıdır.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Bir soğuk odada termostatın hedef sıcaklığı göstermesi, odanın her noktasının aynı sıcaklıkta olduğu anlamına gelmez. Raflar, paletler, ürün istifleri ve yanlış evaporatör yerleşimi hava akışını engelleyebilir.
Homojen hava dağılımı için evaporatörün hava atış mesafesi oda boyutlarına uygun olmalı ve dönüş havasının cihaza rahat ulaşabileceği yollar bırakılmalıdır.
Ürünlerin hava çıkışına çok yakın yerleştirilmemesi, koridorların hava dolaşımını destekleyecek şekilde planlanması ve gerektiğinde birden fazla evaporatör kullanılması daha dengeli sıcaklık dağılımı sağlayabilir.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Bir soğuk odanın soğutma yükü yalnızca oda hacmine göre hesaplanamaz. Duvar, tavan ve zeminden gelen ısı kazançları; kapı açılmaları; ürün yükü; insanlar; aydınlatma; motorlar ve diğer ekipmanlar toplam yükü oluşturur.
Özellikle sıcak ürünlerin odaya giriş sıcaklığı ve hedef sıcaklığa ne kadar sürede indirilmesi gerektiği kapasite hesabını önemli ölçüde etkiler.
Doğru kapasite hesabı, ekipmanların gereğinden küçük veya gereğinden büyük seçilmesini önler. Kritik uygulamalarda hesapların proje verileri üzerinden yetkin soğutma mühendisleri tarafından yapılması önerilir.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
AC fanlarda motor doğrudan alternatif akımla çalışırken, EC fanlarda elektronik komütasyon teknolojisi kullanılır. EC motorlar özellikle kısmi yüklerde hız kontrolü ve elektrik tüketimi açısından avantaj sağlayabilir.
Değişken hızlı çalışma, kondenserlerde yoğuşma basıncı kontrolüne ve evaporatörlerde uygulamaya uygun hava debisinin ayarlanmasına imkan verebilir. Bununla birlikte ilk yatırım maliyeti, kontrol altyapısı ve çalışma ortamı da değerlendirilmelidir.
Fan teknolojisi seçilirken yalnızca motor verimi değil, toplam fan verimi, ses seviyesi, kontrol ihtiyacı ve yıllık çalışma süresi dikkate alınmalıdır.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
Isı eşanjörü, farklı sıcaklıklardaki iki akışkan arasında doğrudan karışma olmadan ısı transferi sağlayan ekipmandır. Soğutma sistemlerindeki evaporatörler ve kondenserler bunun en yaygın örneklerindendir.
Evaporatörde ısı soğutulan ortamdan soğutucu akışkana aktarılırken, kondenserde sistemde taşınan ısı dış ortama verilir.
Isı eşanjörünün performansı yüzey alanı, malzemeler, akış düzeni, sıcaklık farkı, hava veya akışkan debisi ve yüzey temizliği gibi birçok parametreye bağlıdır. Başarılı tasarım, yüksek ısı transferini uygun basınç kaybı ve güvenilir mekanik yapı ile birlikte sağlamayı amaçlar.
Not: Teknik seçimler uygulamanın gerçek çalışma koşullarına, soğutucu akışkana ve yürürlükteki standartlara göre doğrulanmalıdır.
EKOFİN SOĞUTMA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
İzmir Pancar Organize Sanayi Bölgesi 14. Cd. No:9 Pancar - Torbalı / İZMİR / TÜRKİYE
Tel: +90(232)265 22 84 +90(232)265 22 85 | Faks: +90(232) 265 22 86